Grafik nedir
Sözcük Yunanca graphikos'tan gelir. O sözcük çizmek, boyamak ve yazmakla ilgiliydi. Gündelik konuşmada grafik, bir yüzey üzerindeki görsel imge ya da tasarımdır. Duvar iş görür. Tuval de iş görür, ekran da, bir tabaka kâğıt da, bir parça taş da. Resim bilgilendirmek, örneklemek ya da eğlendirmek için oradadır. Pek çok resim bunlardan birden fazlasını aynı anda gözetir.
Bir tablodan fazlası
Bugünkü kullanım güzel sanattan geniştir. Grafik, verinin resimli vekili olabilir; tasarımda ve imalatta, dizgide ve grafik sanatlarda, öğretim ya da oyun için yapılmış yazılımlarda kullanılan türden. Bilgisayarın ürettiği görüntülere bilgisayar grafiği denir. Bu, kendi başına bir konudur. Eski sözcük hâlâ hepsini kapsar.
Örnekler bir kez sıralanınca tanıdık gelir. Fotoğraflar. Çizimler. Çizgi resimleri. Bir matematik fonksiyonunun grafiği, bir de rapordaki çizgi grafik. Çizelgeler, diyagramlar, tipografi, sayılar, simgeler, geometrik tasarımlar, haritalar, mühendislik çizimleri. Grafik çoğu zaman metni, illüstrasyonu ve rengi bir arada taşır. Zorunda değildir.
Grafik tasarım, bilerek seçilip düzenlenmiş salt yazıdan ibaret olabilir: bir broşür, bir el ilanı, bir afiş, bir web sitesi, hiçbir yerinde resim olmayan bir kitap. Amaç açıklık olabilir. Başka bir kültürel alışkanlığa bağ da olabilir; sayfa, okurun zaten bildiği bir şeyin yanında duruyormuş gibi görünsün diye. Ya da amaç, başka bir işte sonradan tanınacak bir üsluptan ibarettir.
Kayıt ya da yorum
Grafik işlevsel de olabilir, sanatsal da. Sanatsal olanı bir kayıt olabilir, fotoğrafın kayıt olması gibi, ya da bir yorum. Bir ölçümü okuyan bilim insanı resmi, önem taşıyan özelliklere kadar soyar. Sanatçı tersini yapıp icat edebilir. O noktada kayıt ile hayalî bir grafik arasındaki çizgiyi görmek zorlaşır. Grafik mimarlıkta da kullanılır. Çizim orada hem resimdir hem talimat dizisi. Bir çizgi kaçarsa bina yanlış olur.
Sanatta sözcük çoğu zaman, boyamadan ayrı olarak, çizgilerden kurulu tek tonlu işe ayrılır. Bu dar anlamı elde tutmaya değer. Boyalı bir yüzey ile basılı bir çizgi akrabadır. Aynı iş değildir.
En eski resimler
Tarih öncesi araştırmanın bildiği en eski grafikler mağara resimleri ile iri kayalara, kemiğe, fildişine ve boynuza kazınmış izlerdir. Üst Paleolitik'te yapılmışlardır, yaklaşık M.Ö. 40.000 ile 10.000 arasında. Kimileri daha da eskidir. Birçoğu astronomik, mevsimlik ve kronolojik ayrıntılar kaydeder. Resimdirler. Notturlar da.
Yazılı tarihe daha yakın duran, modern dünyanın hâlâ elinde tuttuğu en erken çizimlerden bazıları yaklaşık 6.000 yıllıktır: kazınmış taş tabletler ve seramik silindir mühürler. Hesap ve envanter kayıtlarının başlangıcını işaret ederler. Depolananın ne olduğunu birinin bilmesi gerekiyordu. Yöntem bir resimdi ya da resim gibi davranan bir iz.
Mısır kayıtları bu tabletlerden eskidir. Mısırlılar piramitlerin yapımını planlamak için papirüs kullandı. Kireçtaşı levhalarda ve ahşapta da çalıştılar. Papirüs üzerindeki bir plan, tam anlamıyla zaten bir grafiktir: henüz var olmayan bir şeyin küçültülmüş resmi, başkaları onu kurabilsin diye yapılmış.
M.Ö. 600 ile 250 arasında Yunanlar geometriyi epey ileri götürdü. Matematik fikirlerini ortaya sermek için grafik kullandılar. Çember teoremleri ve Pisagor teoremi bunların arasındadır. Oradaki diyagram, bir kanıtın kenarına yapıştırılmış süs değildir. Diyagram, akıl yürütmenin parçasıdır. Bu alışkanlık aslında hiç kesilmedi. Rapordaki bir çizelge, aynı işin bir kuzenini görür.
